Dermatoloji kliniklerinde sıklıkla başvurulan ve halk arasında “dondurma tedavisi” olarak bilinen Kriyoterapi, sorunlu dokuların dondurularak yok edilmesini sağlayan cerrahi olmayan bir yöntemdir. Uzman Doktor Nermin Filizci Varilsuha, bu yöntemi “hastalıklı dokuyu dondurarak sağlıklı cilde yer açma süreci” olarak tanımlıyor. Minimal müdahale ile maksimum sonuç alınan bu tedavi, pek çok deri hastalığında altın standarttır.
Kriyoterapi; sıvı nitrojen gibi çok düşük sıcaklıktaki maddelerle hedef dokunun kontrollü şekilde dondurularak tahrip edilmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir. Amaç, problemli dokuyu ortadan kaldırırken çevre sağlıklı dokuyu mümkün olduğunca korumaktır.
Kriyoterapi uygulamasında temel amaç, sıvı nitrojen (-196 derece) veya karbondioksit karı kullanarak hedef dokuda ani bir donma yaratmaktır. Bu aşırı soğuk, hastalıklı hücrelerin içinde buz kristalleri oluşturarak hücre zarını parçalar.
Global klinik protokollerde “Cryosurgery” olarak da adlandırılan bu işlemde; donan hücreler canlılığını yitirir, vücut tarafından yabancı madde olarak algılanır ve zamanla kendiliğinden dökülerek altından sağlıklı doku gelmesi sağlanır.
Dermatolojik muayene sonrasında şu durumlarda güvenle uygulanabilir:
Siğiller: El, ayak ve genital bölge siğillerinde en etkili çözümdür.
Güneş Lekeleri: Yaşlılık ve güneş kaynaklı pigment değişimlerinde kullanılır.
Aktinik Keratoz: Kanserleşme riski taşıyan sertleşmiş deri lezyonları.
Molluskum Kontagiozum: Özellikle çocuklarda görülen bulaşıcı deri kabarcıkları.
Deri Et Beni: Estetik rahatsızlık veren küçük deri çıkıntıları.
Her ben veya lezyon kriyoterapiye uygun değildir. Özellikle şüpheli lezyonlarda öncelikle dermatolojik değerlendirme gerekir.
İşlem oldukça hızlı ve pratiktir, genellikle anestezi gerektirmez:
İşlem genellikle birkaç dakika sürer ve poliklinik şartlarında yapılır.
Kabarcık oluşması çoğu zaman normaldir. Bölgeyi koparmamak ve temiz tutmak önemlidir.
Lezyon tipine göre değişir. Siğillerde bazen birden fazla seans gerekebilir. Seans aralığı genellikle 2–4 haftadır.
Uygun hasta seçimi ve doğru teknikle güvenlidir. Ancak:
görülebilir. Koyu cilt tiplerinde pigment değişikliği riski değerlendirilmelidir.
İyileşme süreci genellikle 1-2 haftadır. İşlemden sonra yeni gelen deri pembe ve hassastır. Bu dönemde bölgeyi güneşten korumak, kalıcı iz veya renk farkı oluşmasını önlemek için şarttır.
İzmir Dermatoloji Uzmanı | Dr. Nermin Varılsüha
