Geleneksel yaşlanma karşıtı tedaviler yerini moleküler düzeyde onarıma bırakıyor. Bitkisel Kaynaklı Eksozomlar, bitki kök hücrelerinden elde edilen ve hücreler arası iletişimi sağlayan nano ölçekli taşıyıcılardır. Uzman Doktor Nermin Filizci Varilsuha, İzmir’deki kliniğinde bu ileri teknoloji ürünü “akıllı vezikülleri” kullanarak, cildin kendi kendini iyileştirme mekanizmalarını en doğal ve etkili yolla uygulamaktadır.
İçerdikleri büyüme faktörleri, proteinler ve mikroRNA’lar sayesinde hücresel yenilenme süreçlerinde rol almaktadırlar. Bitkisel kaynaklı eksozomlar ise bitki hücrelerinden elde edilen ve biyolojik sinyal iletimi potansiyeli taşıyan veziküllerdir.
Eksozomlar, hücreler tarafından salgılanan ve proteinler, lipidler ile nükleik asitler (RNA) içeren yaklaşık 30-200 nanometre boyutundaki keseciklerdir. Bitkisel kaynaklı (Plant-derived) eksozomlar, özellikle bitkilerin büyüme ve savunma genetiğini taşıdıkları için insan cildiyle mükemmel bir biyo-uyumluluk gösterir.
Bu tedavi, cilde uygulandığında bir “hücresel kurye” gibi çalışır. Hasarlı hücrelere giderek onarım sinyallerini bırakır ve fibroblastları (kolajen üreten hücreler) yüksek hızda çalışmaya teşvik eder. Sonuç; sadece yüzeyel bir parlaklık değil, derin doku mimarisinin yeniden yapılandırılmasıdır.
Klinik uygulamalarımızda bitkisel eksozom tedavisini şu amaçlarla öncelikli olarak tercih ediyoruz:
Eksozomlar, hücrelerin salgıladığı mikroskobik yapılar olup hücreler arası bilgi taşır. Cilt uygulamalarında hedef:
Bitkisel eksozomlar, laboratuvar ortamında saflaştırılarak topikal veya mikro iğneleme sonrası destekleyici olarak uygulanabilir.
Genellikle kombine tedavi protokollerinde yer alır.
Uygulama yöntemi cilt tipine göre planlanır.
Literatürde bitki kaynaklı veziküllerin biyouyumluluğunun yüksek olduğu bildirilmektedir. Ancak ürün kalitesi, üretim standardı ve klinik değerlendirme önemlidir. Uygulama mutlaka uzman dermatolog kontrolünde yapılmalıdır.
Hayır. Eksozomlar hacim kazandırmaz veya kas hareketini durdurmaz. Daha çok hücresel yenilenmeyi destekleyici bir biyolojik yaklaşım olarak değerlendirilir.
Kolajen üretimi ve hücresel yanıt zaman içinde gelişir. Sonuçlar genellikle birkaç hafta içinde kademeli olarak ortaya çıkar.
İzmir Dermatoloji Doktoru | Dr. Nermin Filizci Varılsüha
