WhatsApp
Bizi Arayın

Dr. Nermin Varılsüha

10 Soruda Saç Dökülmesi ile İlgili Merak Edilenler

10 Soruda Saç Dökülmesi ile İlgili Merak Edilenler
10 Soruda Saç Dökülmesi ile İlgili Merak Edilenler

10 Soruda Saç Dökülmesi ile İlgili Merak Edilenler

Saç dökülmesi, hem kadınlar hem de erkekler için önemli bir endişe kaynağıdır. Dermatolog Dr. Nermin Filizci Varılsüha Kliniği olarak, saç dökülmesi hakkında en çok merak edilen 10 soruyu yanıtladık. Bu blog yazısında, saç dökülmesinin nedenlerinden tedavi yöntemlerine kadar pek çok konuda bilgilendirici bilgiler bulabilirsiniz.

1. Saç dökülmesinin nedenleri nelerdir?

Saç dökülmesinin birçok nedeni olabilir. Genetik faktörler, hormonal değişiklikler, beslenme yetersizlikleri, stres, bazı ilaçlar ve hastalıklar saç dökülmesine yol açabilir. Dermatolog Dr. Nermin Filizci Varılsüha, saç dökülmesinin nedenlerini belirlemek için kişiye özel değerlendirmeler yapmaktadır.

2. Saç dökülmesi hangi yaşlarda başlar?

Saç dökülmesi her yaşta başlayabilir, ancak genellikle ergenlik sonrası ve 30’lu yaşlarda daha yaygın olarak görülür. Genetik yatkınlık ve hormonal değişiklikler, saç dökülmesinin yaşını etkileyebilir.

3. Saç dökülmesini nasıl önleyebilirim?

Saç dökülmesini önlemek için dengeli beslenme, düzenli egzersiz, stresten kaçınma ve saç bakımına özen gösterme önemlidir. Dermatolog Dr. Nermin Filizci Varılsüha, kişiye özel saç bakım ve tedavi önerileri sunmaktadır.

4. Saç dökülmesi tedavi edilebilir mi?

Evet, saç dökülmesi tedavi edilebilir. Saç dökülmesinin nedenine bağlı olarak çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. İlaç tedavileri, PRP tedavisi, saç mezoterapisi ve saç ekimi gibi yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edilebilir.

5. PRP tedavisi nedir ve nasıl uygulanır?

PRP (Platelet Rich Plasma) tedavisi, kişinin kendi kanından elde edilen platelet açısından zengin plazmanın saçlı deriye enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir. Bu tedavi, saç köklerini besler ve saç büyümesini teşvik eder. Dr. Nermin Filizci Varılsüha Kliniği’nde PRP tedavisi, uzman dermatologlar tarafından uygulanmaktadır.

6. Saç ekimi kimlere yapılabilir?

Saç ekimi, genetik saç dökülmesi olan ve donör alanında yeterli saç köküne sahip kişilere yapılabilir. Dermatolog Dr. Nermin Filizci Varılsüha, saç ekimi için uygun adayları belirlemek amacıyla detaylı bir değerlendirme yapar.

7. Saç dökülmesi için doğal yöntemler nelerdir?

Doğal yöntemler arasında sağlıklı beslenme, biotin ve çinko takviyeleri, saç masajları ve doğal yağlarla yapılan bakım uygulamaları yer alır. Ancak, doğal yöntemler genellikle tedavi edici olmaktan ziyade destekleyicidir.

8. Kadınlarda saç dökülmesi neden olur?

Kadınlarda saç dökülmesi, hormonal değişiklikler, doğum, menopoz, tiroid hastalıkları, beslenme yetersizlikleri ve stres gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Dr. Nermin Filizci Varılsüha Kliniği’nde kadın saç dökülmesi için özel tedavi programları sunulmaktadır

9. Saç dökülmesi stresle ilişkili mi?

Evet, stres saç dökülmesini tetikleyebilir. Telogen effluvium adı verilen bu durum, yoğun stres sonrası saç dökülmesine neden olabilir. Stres yönetimi ve saç dökülmesi tedavisi birlikte yürütülmelidir.

10. Saç dökülmesi için hangi doktora gitmeliyim?

Saç dökülmesi sorunu yaşayanlar, dermatoloji uzmanlarına başvurmalıdır. İzmir’de bulunan Dr. Nermin Filizci Varılsüha Kliniği, saç dökülmesi teşhis ve tedavisinde uzman kadrosuyla hizmet vermektedir.

Saç dökülmesi ile ilgili daha fazla bilgi ve randevu için İzmir’deki kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz. Dermatolog Dr. Nermin Filizci Varılsüha Kliniği olarak, sağlıklı ve güçlü saçlara kavuşmanız için yanınızdayız.

Dolgu ve Botox Uygulamalarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Estetikte Dolgu ve Botox: Genç Kalmanın Yolları

Zaman geçtikçe cildimizde yaşlanma belirtileri görülmesi kaçınılmaz bir durumdur. Ancak, medikal estetikteki gelişmeler, bu belirtileri hafifletmek ve cildin genç görünümünü korumak için çeşitli yollar sunar. Hekim öncülüğünde yapılan dolgu ve botox uygulamaları, cerrahi müdahale gerektirmeden etkili sonuçlar elde edilmesini sağlar.

Botox Nedir ve Nasıl Etki Eder?

Botox, Clostridium Botulinum bakterisinden elde edilen bir nörotoksindir ve kaslara enjekte edildiğinde, kasların geçici olarak gevşemesini sağlar. Bu, kırışıklıkların azalmasına ve derinin daha pürüzsüz bir görünüm kazanmasına yardımcı olur. Botox enjeksiyonları, mimik kaslarını etkileyerek yeni kırışıklıkların oluşumunu da önler.

Botox uygulamaları sırasında dikkat edilmesi gereken bazı önlemler vardır. Örneğin, düzenli olarak kullanılan ilaçlar ve besin takviyeleri hakkında doktorun bilgilendirilmesi önemlidir. Ayrıca, uygulamadan önce ve sonra belirli maddelerin (örneğin aspirin, alkol) kullanımı sınırlanmalıdır. Uygulama sonrası yüz kaslarını çalıştırmak ve ilk saatlerde yüz üstü yatmamaya özen göstermek, etkili sonuçlar için gereklidir.

Dolgu Uygulamaları: Cilde Hacim Kazandırmak

Dolgu enjeksiyonları, yaşlanma belirtilerini gidermek ve ciltte hacim kazandırmak için kullanılır. Bu işlemler, genellikle kırışıklıkları düzeltmek ve cilt konturlarını iyileştirmek amacıyla uygulanır. Dolgu maddeleri, su tutma kapasitesi ile etki gösterir ve ciltte daha genç bir görünüm elde edilmesini sağlar.

Dolgu uygulamaları öncesinde, kan sulandırıcı ilaçların kullanımına ara verilmesi gerektiği gibi, uçuk gibi cilt problemleri olan bölgelerde işlemden kaçınılmalıdır. Uygulama sonrası, iyileşme sürecinde enfeksiyon riskini azaltmak için belirli kurallara uyulmalıdır. Örneğin, ilk günlerde ağır egzersizlerden ve makyajdan uzak durmak önemlidir.

Botox ve Dolgu Uygulamalarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Botox ve dolgu uygulamaları, ciltteki kırışıklıkları gidermek ve hacim kazandırmak için kullanılan minimal invaziv estetik prosedürlerdir. İşte dikkat edilmesi gerekenler:

Botox:

  • Clostridium Botulinum bakterisinin ürettiği nörotoksin kullanılır. İnce uçlu iğnelerle yapılan işlem genellikle ağrısızdır.
  • Düzenli ilaç kullananların, uygulamadan önce doktorlarına danışmaları gerekir. İki hafta öncesinden aspirin ve kan sulandırıcı ilaçlar kesilmelidir.
  • Botox uygulamasından önce ve sonra pıhtılaşmayı etkileyen gıdalardan (ekinezya, sarımsak, vb.) kaçınılmalı.
  • Uygulama sonrası ilk 24 saat yüz masajı, yüzü ovuşturma ve makyajdan kaçınılmalı; 3 gün boyunca havuz ve denizden uzak durulmalı.
  • Sigara, alkol ve diğer belirli maddelerden kaçınılmalıdır. Cilt bakımı ve peeling bir hafta ertelenmelidir.

Dolgu:

  • Genellikle 30 yaş sonrası tercih edilen dolgu, enjeksiyon sonrası geçici şişlik veya kızarıklığa neden olabilir. Dolgu maddesinin su tutma kapasitesi arttıkça etkisi belirginleşir.
  • Kan sulandırıcı ilaçlar, uçuk tedavisi gibi önlemler uygulanmalı. Enfekte bölgelerde işlem yapılmamalı.
  • İşlem sonrası ilk 24 saat ağır egzersizler ve spor yapılmamalı; makyajdan kaçınılmalı. Erken dönemde alkol tüketiminden uzak durulmalı.
  • Doktorun önerdiği güneş koruyucu ürünlerin kullanımı ihmal edilmemeli.

Bu uygulamalar, doğru şekilde yapıldığında güvenli ve etkili estetik çözümler sunar. Ancak, bu tür müdahaleler hakkında detaylı bilgi almak ve profesyonel bir sağlık değerlendirmesi için bir uzmanla görüşmek önemlidir. Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; medikal bir işlem düşünülüyorsa, mutlaka bir doktordan danışmanlık alınmalıdır.

XelaRederm

XelaRederm
XelaRederm

Xeladerm

Xeladerm Nedir?

İçeriğinde etken maddesi olarak hyaluronik asit ve süksinik asit bulunduran, yaşlanma karşıtı bir mezoterapi ürünüdür.

Bu sayede Hyaluronik ve Süksinik asit içeren Redermalizasyon Xela Rederm tedavisiyle ciltte meydana gelen kırışıklık, sarkma, nemsiz ve mat görünüm ortadan kalkar,  yaşlı ve yorgun bir ifade geride kalır.

XelaRederm Etki Alanları Nelerdir?

Sivilce izleri, kırışıklıklar, cilt lekeleri, göz çevresindeki koyu halkalarda etki eder. Cilt dokusunu iyileştirir, cilt kalitesini artırır, pürüzsüzlük sağlar.

XelaRederm Hangi Amaçla, Hangi Bölgelere Uygulanır?

Cilt kalitesinin artması ve dokunun iyileşmesi istenen bölgelerde, sivilce izleri ve kırışıkların olduğu alanlarda kullanılır.

XelaRederm Kaç Seans Uygulanmalıdır?

İşlemler 2 hafta aralıklarla yapılabilir. Kişinin cildinin ihtiyacına göre 2-3 seans uygulanabilir. İlk etkileri 40 dakika ile 4 saat sonrasında kendini gösterir. Etkileri yaklaşık 4-6 ay arasında sürer.

Dudak Dolgusu

dudak-dolgusu
dudak-dolgusu

Dudak Dolgusu

Dudak Dolgusu Nedir?

Estetik dolgu işlemlerinden biri olan dudak dolgusu, dudaklara hacim kazandırır, dudaklardaki asimetriyi giderir ve dudak çevresindeki kırışıkları ortadan kaldırır.

Dudak Dolgusu Ne Amaçla Yapılır?

Pek çok kadın dudaklarında deği­şiklik yapmayı ister, peki neden dudaklarımızda değişiklik yapmak isteriz?

Bu isteğin en temel sebebi; iler­leyen yaşımız ile birlikte dudaklarımızın da tıpkı cildimiz gibi yaşlanmaya başlamasıdır. Zamanla pembeliğini kaybeden ve çizgiler eklenen dudaklarımızı da gençleştirme ihtiyacı duyarız.

Yaşlanmanın yanı sıra dudaklarda dolgun gö­rünüm isteği ise herkesin arzusudur. Günümüz­de ‘dolgun dudak’ sahibi olmak adeta ‘güzel’ olmakla eşdeğer tutuluyor. Önceleri ünlüler arasında yaygın bir uygulama olan dudak dolguları, şimdilerde sosyal medyada yaygın olan fotoğraf paylaşımları ve selfie çılgınlığı ile gençlerden tutun da ileri yaşlara kadar pek çok kadın tarafından tercih ediliyor. Bu uygulamayı yaptıran erkeklerin de sayısı az değil…

Dudak Dolgusu Nasıl Yapılır?

Ameliyatsız işlemlerden biridir. İşlem uzman hekim tarafından uygulanmalıdır. İşlem öncesi dudağa anestezik krem sürerek uyuşturulur. Sonrasında dolgu maddesi ince uçlu bir iğneyle dudakta deri altına enjekte edilir.

Hangi Durumlarda Dudak Dolgusu Uygulanır?

Dudak dolgunluğu yüzün güzel ve canlı gözükmesi açısından önemlidir. Bu sebeple yüz dolgu işleminin sıklıkla kullanıldığı yerlerden biri de dudaktır.

Dudak Dolgusunun Avantajları Nelerdir?

Zaman içinde incelen, şeklini ve dolgunluğunu kaybeden dudakları tekrar eski dolgunluğuna kavuşturmak, dudak konturunu belirginleştirmek, dudaklardaki asimetriyi düzeltmek için hyaluronik asit bazlı dolgu maddeleri kullanılarak kolayca istenen dudaklara kavuşmak mümkün hale gelir. 

Dudak Dolgusu Kimlere Uygulanmaz?

Hamile ve emzirenlere, bağışıklık sistemi hastalıklarına sahip kişilerde hastalıkların aktif olduğu dönemlerde, dudaklarda yaralar bulunduğu zamanlarda ve uçuk enfeksiyonu aktifken dudak dolgusu yapılmaz.

Temporal Dolgu

sakak-dolgusu
sakak-dolgusu

Temporal Dolgu

Temporal Dolgu Nedir?

Başımızın her iki yanında elmacık kemiklerimizin üstünde kaşlarımızın kuyruk kısmındaki bölgeye şakak adı verilir. Temporal bölge olarak da adlandırılan bu bölgede artan yaşla birlikte cildin elastikiyetinde azalma ve yağ dokusunda kayıp görünür. Bu da üst yüzde ve alnın yanlarında bulunan temporal çukurların belirginleşmesine buna bağlı olarak alnın daha geniş görünmesine, kaşların ve göz kapaklarının düşmesine neden olur. Bu bölgedeki hacim kaybının giderilmesi için yapılan işleme ise şakak dolgusu veya temporal dolgu denir.

Temporal Dolgu Ne İşe Yarar?

Dolgu enjeksiyonları ile şakak bölgesinde yaşanan hacim kayıplarını telafi etmek mümkündür. Şakaklardaki yağ dokusunun zamanla incelmesi bu bölgenin yeniden hacimlendirmeye ihtiyaç duymasına sebep olur. Bu hacimlendirme için elimizdeki en etkili tedavilerden biri dermal dolgu uygulamalarıdır. Böylelikle kişinin daha dinamik yüz hatlarına kavuşması sağlanabilir.

Temporal Dolgu Nasıl Yapılır?

İşlem sırasında dolgu malzemesi iğne yoluyla veya kanül ile şakaklara enjekte edilir. Klinik ortamında uzman hekim tarafından yapılmalıdır.  İşlem kolay ve basittir.  Dolgu miktarına kişinin ihtiyacına göre karar verilir. Uygulama şakaklardaki çökme görüntüsünü ortadan kaldıracağı için yüz daha oval bir şekil halini alır.

Temporal Dolgunun Kalıcılığı Nedir?

Lokal anestezik kremlerle deri uyuşturulduktan sonra ortalama olarak 15 dakika süren bir işlem olan temporal dolgunun kalıcılığı 12-24 ay kadar etkisini sürdürür.

Uygulamadan hemen sonra kişi sosyal hayatına dönebilir.

Orta Yüz Dolgusu

orta-yüz-dolgusu
orta-yüz-dolgusu

Orta Yüz Dolgusu

Orta Yüz Dolgusu Nedir?

Aynada en çok karşılaştığımız, belki de en çok önemsediğimiz yerimiz olan yüzümüzün güzelliğini, gençliğini, sıkılığını, pürüzsüzlüğünü ve parlaklığını korumak son derece önemli… Bu anlamda pek çok güzellik rutini olsa da orta yüz dolgu uygulamaları cilt güzelleştirme için en çok tercih edilen yöntemlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Orta Yüz Dolgusu Nasıl Yapılır, Orta Yüz Dolgusu Neyi Amaçlar?

Yıllar geçtikçe yaşlanan cildimizde elastiklif, kollajen lif, yağ tabakası ve hyaluronik asitin azalmasına bağlı olarak kırışıklıklar ve sarkmalar meydana gelir. Özellikle göz, dudak çevresi, göz altı torbaları, burun, yanak olukları, yanak ve ağız kenarlarını içeren bölgelerde kırışmalar ve sarkmalar ortaya çıkar. Yüzün orta bölgesinde özellikle ağız kenarından burun ucuna kadar uzanan bölgede yapılan dolgular orta yüz bölgesindeki desteği arttırmayı ve genç görünmeyi amaçlar. Bölgedeki hacim eksikliği orta yüz dolgusu ile giderilir.

Orta Yüz Dolgusu Kimlere Yapılır?

Orta yüz dolgusu yüzün bu bölgesinin desteklenerek daha genç bir görünüm elde etmek isteyen ancak yüz germe ameliyatı için yaşı genç olan kişilere rahatlıkla uygulanır. Bölgedeki hacim eksikliği giderileceği için yüzde daha genç bir görüntü yakalanır. Yorgun ve üzgün ifade ortadan kalkar.

Orta Yüz Dolgusu Ne Kadar Dayanır?

Yaklaşık olarak 1- 1 buçuk yıl süre kalıcılığını korur.

Orta Yüz Dolgusu Öncesi - Sonrası Değişim Ne Zaman Görülür?

Uygulamanın ardından yüzde oluşabilecek şişlikler ve kızarıklıklar kısa sürede ortadan kalkar. Dolgular yüze hemen yerleşmiş olur ancak tam görünüm 2-3 hafta arasında elde edilir.

Çene Dolgusu

cene-dolgusu
cene-dolgusu

Çene Dolgusu

Çene Dolgusu Nedir?

Hiç kuşkusuz ki güçlü bir çene, çekici bir yüzün önemli bir unsurudur. Yüzün görünümünü hem ön hem de yan profilden etkileyen çenede görülen hacim eksikliği, çenenin gereğinden fazla büyük olması, çene hattındaki çizginin belirsizliği, asimetrik görünüm ve çene altındaki gıdı sarkmaları estetik yönden problemlere yol açar. Yüzle uyumlu bir çene şekli, güçlü bir çene çizgisi hattı ve simetrik görünüm ise yüzün genel görünümünün daha dengeli olmasına yardımcı olabilir. Düzgün bir çene yapısı ile yüzde tamamen bir değişim elde edilebilir.

Günümüzde hızla gelişen teknoloji ile birlikte çenede gerçekleştirilen dolgu uygulamalarıyla bu tarz problemleri kolay bir şekilde ortadan kaldırmak mümkündür. Çene kontürünü iyileştirmek için uyguladığımız dolgu ile daha keskin ve feminen bir görünüm elde ediyoruz.

Çene Dolgusu Neden Uygulanır?

Bahsettiğimiz gibi, çene formunun yüz şekli ile olan uyumu yüzün güzelliğine büyük katkı sağlar. Gerek genetik nedenler, gerekse yaşlanma süreci çene ucunun ve çene hattının ideal formundan uzaklaşmasına, yüzün estetik orantılarının bozulmasına yol açar. Çene dolgusu ile bu sorunlar ameliyatsız olarak düzeltilebilir.

Çene Dolgusu Nasıl Uygulanır?

Yüzdeki hacim eksikliklerini dolgunlaştırarak gidermek için de uygulanan dolgu enjeksiyonlarında, insan vücudu ile uyumlu olan hyalüronik asit kullanılır. Dolgu, derinin derin tabakalarına enjekte edildiğinde, bu alanı dolgunlaştırarak yükseltir.

Çene Dolgusu Avantajları Nelerdir?

Estetik bir çene yapısına kavuşturan çene dolgusu işleminin etkisi, kullanılan dolgu enjeksiyon ürünün özelliğine göre değişse de yaklaşık 1,5-2 yıl sürüyor. Uygulama genelde tek seans olarak gerçekleştiriliyor. Çene dolgusu ile çene ucu büyütülebilir, öne doğru uzatılabilir, formu değiştirilebilir ve farklı uygulamalar yapılabilir. Belirginliğini kaybeden, sarkan çene hattında sivri, geniş, asimetrik ve geride olan çene ucunda çene dolgusu yapılabilir.

Çene Dolgusuna Neden İhtiyaç Duyarız?

Tüm hastalar için çene çizgisini artıracak tek bir teknik mevcut değildir. Dolgu malzemeleri enjeksiyonuyla artan çene projeksiyonu, daha ‘V’ şeklinde bir yüz şekli oluşturur. Bu durum ise çenenin oranları yüzün diğer özellikleri ile uyumlu hale getirir ve kişinin istediği şekilde yüzün genel estetiği artar.

El Dolguları

el-dolgulari
el-dolgulari

El Dolguları

El Dolguları Nedir?

Ellerimiz vücudumuzun en çok görünen ve belki de en çok göz ardı edilen bölümlerinden biridir. Yaşla beraber nemi azalır, hacim kaybına uğrar. Eller üzerinde yaşlılık lekeleri, pigmentasyon sorunları, elastikiyet kaybı gelişir ve ne yazık ki bunları gizlemek çok zordur. Ancak zamanın hızla ilerlemesiyle baş gösteren bu sorunlar el dolgusu ile ortadan kaldırılabilir.

El Dolgusu İşlemleri Kimlere Yapılır?

Ellerinin görünümüne önem veren ve yaşlanma sürecini görünmez tutmak isteyen kişiler için uygun bir tedavi yöntemidir.

El Dolgusunun Etkileri Nelerdir?

El dolgusuyla cildin incelmesi neticesinde belirgin hale gelen damarlar, yaşlılık lekeleri olarak bilinen kahverengi lekeler, el üzerindeki kırışıklık ve çizgiler ortadan kalkar. Canlılığını yitirmiş, yılların yorgunluğunun izlerini taşıyan eller yerini daha sağlıklı ve canlı ellere bırakır. İşlemle ciltte oluşan deformasyonlar belirgin şekilde ortadan kalkar, mat ve kuru bir cilt yerine neme doygun eller sağlıklı bir yapıya kavuşur.

El Gençleştirme İşlemleri Ne Kadar Sürmektedir?

Uygulama hızlı ve basittir. Diğer dermal dolgu uygulamaları gibi tekrarlanabilir. Kullanılan doz ve cilt yapısına göre değişim göstermekle birlikte etkisi yaklaşık 6-24 ay arasında sürer.

Magellan Vampir Facelift

Magellan Vampir Facelift

İzmir’de Magellan Vampir Face Lift’in tek adresi Dr. Nermin Filizci Varılsüha Kliniği

İzmir magellan vampire facelift, dünyada son zamanların en etkili anti aging yöntemi olarak anılan bir uygulama. Farklı özellikleriyle öne çıkan bu işlem Nermin Filizci Varılsüha Kliniği’nde uygulanmaya başladı…

İzmir’de Magellan Vampir Face Lift son yıllarda popülerleşen ve Hollywood ünlülerinin güzellik sırrı olarak öne çıkan ve cerrahi olmayan bir uygulamadır. Uygulama sırasında kişinin kendi kanı kullanıldığı için Magellan Vampire Facelift olarak adlandırılır.

Magellan Vampire Facelift, son derece çağdaş, yenilikçi, doğal, en az müdahale içeren ve kişinin kendi kanı kullanılarak uygulanan bir yöntem olduğu için de alerji riski taşımayan yaşlanma karşıtı bir tedavidir. Uygulamada kök hücre yönteminden yararlanılır.

Magellan Vampir Facelift Nasıl Yapılır? 

İzmir Magellan Vampir Face Lift, ciltte mikro iğnelerle açılan kanallarla kollajen üretimini artırmayı amaç edinen uygulama yaşlanma belirtilerini en aza indirmeyi hedefler. Bu yüzden yöntem, mikro iğneleme ya da  kolajen indüksiyon tedavisi olarak da bilinir.

İzmir Magellan Vampir Face Lift’i üstün kılan birçok özelliğin temelinde kullanılan cihazla, trombositler ve büyüme faktörlerinin kapalı sistem sensörlü özel bir santrifüj ile ayrılmasında yatıyor. İçerdiği büyüme faktörleri ve sitokinler hesaplandığında tedavi edici ve yenileyici etkisi güçlüdür.

Çünkü diğer sistemlerle yaklaşık x2kadar trombosit elde edilirken, Magellan Vampir Face Lift ile yaklaşık x14 kata kadar yoğunlukta trombosit elde etmek mümkündür.

Uygulamada kişinin kendi kanından elde edilen trombositler cildin derin tabakalarına verilir. Hedef sadece cilt yenileme değildir. Bu işlemde kemik, kas ve deri gibi tüm katmanlar hedef alınır.

İzmir Magellan Vampir Face Lift, kişinin kendi kanının kullanıldığı bir işlemdir. İşlem mutlaka uzman bir doktor tarafından yapılmalıdır. İlk olarak kişinin kendisinden kan alınır. Alınan bu kanın içerisinde yer alan hücre yenileyici faktörler işlemle ayrılır.

İzmir Magellan Vampir Face Lift işleminde ayrıştırılan hücreler büyüme faktörleri içerir ve cilde küçük enjektör yardımıyla bu kan enjekte edilir. Enjekte edilen bu kanın içinde sadece yaralanma esnasında devreye giren hücre yenileyici faktörler bulunur. Cilde enjekte edildiği anda ise onarmaya yönelik çalışmaya başlarlar, yeni hücre oluşumu için kök hücreleri uyarır. Böylelikle yeni kolajen, yeni yağ hücreleri ve yeni kan hücrelerinin salınımı sağlanır, cildin kolajen üretimi artar, canlılık ve yenilik kazanır.

İzmir Magellan Vampir Face Lift’in Etkileri Nelerdir?  

  • Yüz şeklini restore etmeye, sarkmış yüz hattını onarılmasına yardımcı olur.
  • Cilt tonu ve yapısını iyileştirir.
  • Cilt dokusunu onarır ve gençleştirir.
  • Kırışıklıkların ve lekelerin giderilmesinde rol oynar.

İzmir Magellan Vampir Face Lift Uygulaması Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelir?

Doğrudan güneşe çıkmaktan kaçının, mutlaka güneş koruyucu kullanın. Ayrıca cildinizi ovarak ve sertçe temizlemeyin, alkol içeren uygulamalar kullanmayın.

İzmir Magellan Vampir Face Lift Uygulaması Ne Kadar Sürer?

Tedavinin yapılacağı bölge temizlenir ardından lokal anestezi kremi sürülür. Ortalama 40 dakika sürer, ardından normal hayata dönüş sağlanır.

İzmir Magellan Vampir Face Lift Uygulamasının Etkisi Ne Zaman Görülür?

Uygulamanın hemen ardından cilt yenileme süreci başlar. Tam etkisini yaklaşık 60 günde gösterir.

Uygulama bölgesinde kızarıklık ve şişme yaşanabilir ancak 3-4 gün içinde yan etkiler kaybolur. Genellikle yılda tek seans yaptırmak yeterli olur.

İzmir Magellan Vampir Face Lift Fiyatları 2023

İzmir magellan vampir face lift fiyatları 2023 hakkında bilgi almak için bizlere hemen ulaşabilirsiniz.

Leke Tedavisi

Leke Tedavisi

Leke Tedavisi Nedir?

Lekeler, cilde rengini veren melanin denen pigment maddesinin, normalin üzerinde üretilmesiyle ciltte düzensiz ve aşırı renklenmesi sonucu meydana gelir. Özellikle yaz aylarında güneş ışınlarına yüksek düzeyde maruz kalan ciltte kuruma, nem kaybı, matlaşma ve leke oluşumu artar bu değişimlere bağlı olarak da ciltte sağlıksız bir görünüm oluşur.

Lekeler, hormonal bozukluklar, gebelik, güneşin zararlı etkileri, ilerleyen yaş, yanlış beslenme, genetik yapı, kirli hava ve kimyasal maddelerden kaynaklanabilir. Sonbahar ve kış ayları, cilde ait problemlerin ve lekelerin giderilmesi için uygun bir zamandır. Ancak cilt lekelerinin tedavisinde, lekenin tanımlanması ve derinliğinin saptanması önemlidir.

Leke Çeşitleri Nelerdir?

1) Melasma (Chloasma): Gebelik maskesi olarak da bilinir. Yüz, boyun, ön kollarda düzensiz oluşan lekelenmelerdir. Melasmada; genetik eğilim, ultraviyole ışınları, doğum kontrol hapları ve gebelik rol oynar.

Kozmetik ürünler gibi faktörlere bağlı olarak da melanin pigmentinin aşırı üretildiği durumlar ortaya çıkabilir. Bu artış en çok güneş gören yanak, alın ve çene gibi bölgelerde daha çok görülür. Yukarıdaki faktörler içinde en etkin olanı ise ultraviyole ve genetik eğilimdir. Koyu renk cilde sahip kişiler, açık tenli kişilere göre daha çok lekelenir. Çünkü melanositleri daha fazladır.

2) Doğumsal Lekeler: Doğumda veya sonrasında oluşan bir takım benler veya lekelerdir. Bebeklerde doğum lekeleri bazen ilk yıllar içerisinde kaybolurken, bazı durumlarda da kişinin hayatı boyunca bedeninde taşıyacağı bir iz olarak kalabilir.

3) Postinflamatuar Hiperpigmentasyon: Cildin tahriş olması sonucu, hassasiyetinin artmasına bağlı olarak oluşur. Deride gelişen tüm inflamasyon ile sonuçlanan hastalıklarında iyileşme aşamasında hastalıklı alanda pigmentasyon-renk düzensizlikleri gelişebilmektedir. Bu düzensizlikler deri renk artışı yani hiperpigmentasyon, deri renk azalması yani hipopigmentayon ile sonuçlanır. Sıklıkla bu renk düzensizlikleri cilt tonu koyu olan kişilerde daha sık ortaya çıkar.

4) Çiller: En çok yanak, alın, çene kısmında görülen bu lekeler açık veya koyu kahverengi lekeler şeklinde olabilir. Güneşli mevsimlerde artarken, güneş olmayan zamanlarda azalırlar. Güneşe aşırı maruz kalmış yüz, eller, göğüs ve sırt gibi bölgelerde oluyan çiller cilt tarafından üretilen bir pigment olan melaninin birikmesinden kaynaklanır. Çiller, yaş lekeleri (lentigines) ile benzerlik gösterebilirler. Ancak yaş lekeleri hayatın ileri safhalarında ortaya çıkar ve her tür ciltte oluşabilir.

5) Lentigo: Güneş lekesi yani lentigo çillerle karışan bir deri renk bozukluğu hastalığıdır. Güneş lekesi çilden daha koyu renklidir. Boyutları daha büyüktür. Yaz kış deride kalır. Yaz aylarında rengi koyulaşır. İleri yaşlarda ortaya çıkanlarına Senil Lentigo da denir. Bu lekeler ise daha çok el üzerleri, kol ve yüzde görülür.

Cilt lekelerinin tedavisinde, lekeye neden olan mekanizmalarla savaşan farklı tedavi yaklaşımlar mevcuttur. Ancak tedavi işleminden önce lekenin neden oluştuğunun ve bir hastalığın bulgusu olarak ortaya çıkıp çıkmadığının saptanması gerekir. Uzman bir dermatolog tarafından detaylı bir şekilde lekeyi oluşturan faktörler ve hastanın genel sağlığından beslenmesine, yaşam tarzından kişilik özelliklerine kadar birçok faktör dikkate alınarak tedavi planlanmalı, kontrollü bir şekilde uzun süre devam etmelidir. Bu süre bazen birkaç ay, bazen 1- 2 yıl arası bir zaman alabilir. Yaz mevsiminde farklı, sonbahar itibariyle farklı tedavi protokolleri uygulanmalıdır.

Leke Tedavisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?

Leke tedavisinin, lekenin oluşma sebebi, yerleşim yeri, derinliği, tipi ile bağlantılıdır.

Güneş lekeleri için krem ve maske, kryoterapi ( buz tedavisi), Dermaroller, İntradermoterapi, kimyasal peeling ve lazer tedavileri (Photogenesis, Er-bium Fraksiyonel Lazer, Q switched Nd Yağ Lazer) yöntemleri kullanılabilir. Güneş lekelerini gidermede ise lazerler etkili ve yan etki oranı düşük bir tedavi olanağı sağlar. Lazer olanağının olmadığı durumlarda buz tedavisi ve kimyasal peelingler de kullanılabilir

Kimyasal peeling için kullanılan maddeler, cilde rengini veren pigmentlerin etkisini azaltarak cildin yenilenme kapasitesini artırarak lekelerde azalma sağlar. Enzimatik peeling, özellikle leke tedavisinde etkili olan, “leke maskesi” ve “enzim peeling” adları ile de bilinen ve sıklıkla tercih edilen tedavilerdir. Enzimatik peeling,

leke oluşturan pigmentlerin oluşumunda rol oynayan enzimi baskılayarak, pigmentleri parçalayarak ve birleşmelerini önleyerek leke tedavisinde etkinlik sağlar. Enzimatik peeling tedavileri, lekelerden arınmanın yanında canlı, parlak, yeniden yapılanan ve sağlıklı görünen bir cilt kazanılmasına da yardımcı olur.

Medikal tedavilerde ise en çok Hidrokinon, Kojik Asit, Azelaik Asit, Retinoik Asit gibi ajanlar kullanılır.